Stay Signed In
Do you want to access your site more quickly on this computer? Check this box, and your username and password will be remembered for two weeks. Click logout to turn this off.
Stay Safe
Do not check this box if you are using a public computer. You don't want anyone seeing your personal info or messing with your site.
hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
bir dakika bile çikmiyorsun aklimdan
kosar gibi yürüyüsün
karanlikta bir isik gibi aydinlik gülüsün
hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
uzak uzak yildizlarla çevrilmis kainatin
karanlik bosluklarinda akip giderken zaman
adimla nasil berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluga inanmis olmanin gururuyla rahat
koltugumuzun altinda birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
ayni sartlar altinda kismet olmiyan
gerçekleri görmenin aydinligi alinlarimizda
hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
sen bana kalbim kadar elim kadar yakinsin
AĞIR KAN KAYBI
Biz yalnizliktan dogduk o dagdagali sudan
Biz yani erdogan aysenur ali ve ahmet
Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
Köy köy bucak bucak memleket memleket
Yani afyon adilcevaz akçadag turgutlu
Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
Buzlu mehtap alçakca kesmisti yolumuzu
Bütün kapilardan açikca kovulmustuk
Silahimiz avcumuza yapismisti soguktan
Biz yani erdogan aysenur ali ve ahmet
Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
Kestiremedik ne yaptigimizi kim oldugumuzu
Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
Köy köy bucak bucak memleket memleket
Yani afyon adilcevaz akçadag turgutlu
Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
Ne kadar korkmustuk elimizden tutmadilar
Dogrudur kendi içimizde daraldigimiz
Kim neyi savundu bilinmez nereye kadar
Biz yani erdogan aysenur ali ve ahmet
Baska bir yalnizlikta bogulduk
havasizliktan
Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
Köy köy bucak bucak memleket memleket
Ne solculugumuz solculuktu ne sagciligimiz
Karanlik bir kapi olup üstümüze kapandilar
Kimse bizi sevmedi
agir kan kaybiyiz
ADIM SONBAHAR
nasil is bu
her yanina çiçek yagmis
erik agacinin
isik içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamasir
oysa ben aksam olmusum
yapraklarim dökülüyor
usul usul
adim sonbahar
AĞUSTOS ÇIKMAZI
Beni koyup koyup gitme, n'olursun
Durdugun yerde dur
Kendini martilarla bir tutma
Senin kanatlarin yok
Düsersin yorulursun
Beni koyup koyup gitme, n'olursun
Bir deniz kiyisinda otur
Gemiler sensiz gitsin birak
Herkes gibi yasasana sen
Isine gücüne baksana
Evlenirsin, çocugun olur
Beni koyup koyup gitme, n'olursun
AH..
yüzünün yarisi göz kadife yansimali
bulutlu siyah ah bulutlari eflatun
o boy aynasindan çikti fransiz mali
visne asiti vardi tadinda rujunun
ah sinema yildizi falan olmali
agizligi kristal son derece uzun
bir kibrit çakildimi ah yagmurluklu kiz
alevinden anlamli dumanlar üfürüyor
ah çocuk yüzünde gül goncasi agiz
saçlarindan incecik süt tozu dökülüyor
saganak gibi derin, agaçlar gibi yalniz
karartma baslamis isiklar örtülüyor
ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu
kirkmalari mor salkim, göz kapaklari saydam
çok vapurun battigi bir liman orospusu
bir hirsla öptüm ki ah ölürüm unutamam
ay isiginda deniz akardiyon solosu
piril piril yasadim üç dakika tastamam
tavana asilmis sosyalist saçlarindan
ah sabah sabah omuzlari kan içinde
iskence sonrasi genç bir kadin militan
yiginlar ugulduyor hummali gençliginde
adi bile çikmamis dudaklarindan
dogru yasadiginin simsiki bilincinde
ARTI SONSUZ
yagmurun yerden göge yagdigi
bu gece yasak bölgedeyim
büyük çingenelerin çaldigi
kaçak silahlarin içindeyim
sevismek kapisinin kapandigi
bir nabiz yoklar ki daima
hizli bir nabiz yoklar elim
öpüstüklerim hirsizlama
çirkin bir agizda dislerim
bir biçak deger dudagima
gök yarildikça simseklerden
soguk aynalarda kilitliyim
tirnaklarimdaki elektrikten
su gibi erir ilistiklerim
kivilcimlar uçar kirpiklerimden
dogumdan öncesini yasiyorum
henüz belli olmadi kimligim
vücudunu ariyor ruhum
bir yerde atomun çekirdegiyim
bir yerde arti sonsuzum
AN GELİR
an gelir
paldir küldür yikilir bulutlar
gökyüzünde anlasilmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgilar susar heves kalmaz
satârâbân ölür
sarabin gazabindan kork
çünkü fena kirmizidir
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kusatilmis
karakollar taranir
yagmurda bir militan ölür
an gelir
ömrünün hirsizidir
her ölen pisman ölür
hep yanlis anlasilmistir
hayalleri yasaklanmis
an gelir simsek yalar
masmavi dehsetiyle siyaset meydanini
direkler çatirdar yalnizliktan
sehpada pir sultan ölür
son umut kirilmistir
kaf dagi'nin ardindaki
ne selam artik ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namli masal sevdalilari
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uguldar bâkî
çesmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür
görünmez bir mezarliktir zaman
sairler dolasir saf saf
tenhalarinda siir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadir patlar
an gelir
attilâ ilhan ölür
kafasi kizdi mi taksim'de aksam
bütün lahmancunlar ondan sorulur
oglanin birine takildi / tamam
çengelköy'lü sevtap diye meshur
gögüsleri hakikat birer kumru
eskiden de süslenir boyanirmis
ayak ayak üstüne atip oturdu mu
insanda can mi birakirmis
sabaha karsi bir büyük raki
yildiz tozumasi külüstür mehtap
arabada sevismek baslica meraki
ne kanun taniyor ne de kitap
bu yollara düsecek adam miydi
çiçek yaptirmalar parfüm filan
bu sefer yakasini fena kaptirdi
sevtap basini yiyecek anlasilan
bosversene / daha ölmedik ulan
AYDINLIK NEYİN OLUYOR
aydinlik neyin oluyor senin
gökyüzü akraban filan mi
beni bulur bulmaz gözlerin
simsek çakiyorum yalan mi
yüzünde yalazini gezdirdigin
saçlarindan tutusmus orman mi
akla ziyan bir sey elektrigin
ayisigi mavisi dudaklarindan mi
o isik zenginligi mi giyindigin
uzay tozlari mi yildizlardan mi
elime dokundugu an elin
günesler açiyorum sahi ondan mi
aydinlik neyin oluyor senin
AYRILIK SEVDAYA DAHİL
Açilmis sarmasik gülleri kokulariyla baygin
En görkemli saatinde yildiz alacasinin
Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis içimde kader
Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genç kadin
Rüzgar uzak karanliklara sürmüs yildizlari
Mor kivilcimlar geçiyor daginik yalnizligimdan
Onu çok ariyorum onu çok ariyorum
Heryerimde vücudumun agir yanik sizilari
Bir yerlere yildirim düsüyorum
Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
Ay isigina batmis karabiber agaçlari gümüs tozu
Gecenin irmaginda yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmus
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrilik da sevdaya dahil çünkü ayrilanlar hala sevgili
Hiç bir ani tek basina yasayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
Telasli karanlikta yumusak yarasalar
Gittikçe genisliyen yakilmis ot kokusu
Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
Yansimalar tutmus bütün sahili
Çünkü ayrilmanin da vahsi bir tadi var
Öyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
Çünkü ayriliklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrilanlar hala sevgili
Yanlizlik hizla alçalan bulutlar karanlik bir agirlik
Hava agir toprak agir yaprak agir
Su tozlari yagiyor üstümüze
Özgürlügümüz yoksa yalnizligimiz midir
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
Karanlik çöktü denize
Yanlizlik çakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanina dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapini bir çalan olmadi mi hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
Simsicak bakislari suç ortagi kaçamak gülüsleri gizlice
Yalnizlarin en büyük sorunu tek basina özgürlük ne ise yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soguk tenhaligina
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylasilacak suç ortagi bir sevgiliyle
Sanmistik ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için variz
Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatça sigariz
Hiç yanilmamisiz her an düsüp düsüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kirilsak da hala içimizde o yanardag agzi
Hala kipkizil gülümseyen sanki atesten bir tebessüm zehir zemberek ASKIMIZ
AYRILIK SEVDAYA DAİR-4
yalnizlik
hizla alçalan bulutlar
karanlik bir agirlik
hava agir toprak agir yaprak agir
su tozlari yagiyor üstümüze
özgürlügümüz yoksa yalnizligimiz midir
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kusatti ormani
karanlik çöktü denize
yalnizlik
çakmak tasi gibi sert
elmas gibi keskin
ne yana dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapini bir çalan olmadi mi hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kugu boynu
parmaklari uzun ve ince
simsicak bakislari suç ortagi
kaçamak gülüsleri gizlice
yalnizlarin en büyük sorunu
tek basina özgürlük ne ise yarayacak
bir türlü çözemedileri bu
ölü bir gezegenin
soguk tenhaligina
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylasilacak
suç ortagi bir sevgiyle
AYSEL GİT BAŞIMDAN
aysel git basimdan ben sana göre degilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanligim biraz çirkinim
aysel git basimdan istemiyorum
benim yagmurumda gezinemezsin üsürsün
dagitir gecelerim sarisinligini
uykularimi uyusan nasil korkarsin
hiçbir dakikami yasayamazsin
aysel git basimdan ben sana göre degilim
benim için kirletme aydinligini
hem kötüyüm karanligim biraz çirkinim
Isligimi denesen hemen düsürürsün
gözlerim hizlandirir tenhaligini
yanlis sehirlere götürür trenlerim
ya ölmek ustaligini kazanirsin
ya korku biriktirmek yetisini
acilarim iyice bol gelir sana
sevincim bir türlü tutmaz sevincini
aysel git basimdan ben sana göre degilim
ümitsizligimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanligim biraz çirkinim
sevindigim anda sen üzülürsün
sonbahar ugultusu duymamissin ki
içinden bir gemi kalkip gitmemis
uzak yalnizlik limanlarina
aykiri bir yolcuyum dünya genis
büyük bir kulak çinliyor içimdeki
çetrefil yolculugum kesinlesmis
sakin baska bir sey getirme aklina
aysel git basimdan ben sana göre degilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanligim biraz çirkinim
aysel git basimdan seni seviyorum
BEN SANA MECBURUM BİLEMEZSİN
Ben sana mecburum bilemezsin
Adini mih gibi aklimda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
Içimi seninle isitiyorum.
Agaçlar sonbahara hazirlaniyor
Bu sehir o eski Istanbul mudur
Karanlikta bulutlar parçalaniyor
Sokak lambalari birden yaniyor
Kaldirimlarda yagmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.
Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
Insan bir aksam üstü ansizin yorulur
Tutsak ustura agzinda yasamaktan
Kimi zaman ellerini kirar tutkusu
Bir kaç hayat çikarir yasamasindan
Hangi kapiyi çalsa kimi zaman
Arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu
Fatih'te yoksul bir gramofon çaliyor
Eski zamanlardan bir cuma çaliyor
Durup köse basinda deliksiz dinlesem
Sana kullanilmamis bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalaniyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.
Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir silep siziyor issiz gözlerinden
Belki Yesilköy'de uçaga biniyorsun
Bütün islanmissin tüylerin ürperiyor
Belki körsün kirilmissin telas içindesin
Kötü rüzgar saçlarini götürüyor
Ne vakit bir yasamak düsünsem
Bu kurtlar sofrasinda belki zor
Ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yasamak düsünsem
Sus deyip adinla basliyorum
Içim sira kimildiyor gizli denizlerin
Hayir baska türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.
BELA ÇİÇEĞİ
alsancak gari'na devrildiler
gece garin saati bela çiçegi
hiçbir seyin farkinda degildiler
kalles bir titreme aldi erkegi
elleri yirtilmisti kelepceliydiler
çantasini karisi tasiyordu
hiç kimse tanimiyordu kimdiler
gece garin saati bela çiçegi
üçüncü mevki bir vagona bindiler
anlasildi erkegin gidecegi
bir seyden vazgeçmis gibiydiler
bir türlü karisina bakamiyordu
ayaküstü birer bafra içtiler
gece garin saati bela çiçegi
simdiden bir yalnizlik içindeydiler
karanlik gelmisi gelecegi
birdenbire sapsari kesildiler
vagonlar usul usul kimildiyordu
BÖYLE BİR SEVMEK
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
yagmur giyerlerdi sonbaharla bir
azicik oksasam sanki çocuktular
biraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemistir
hayir sanmayin ki beni unuttular
hala arasira mektuplari gelir
gerçek degildiler birer umuttular
eski bir sarkg belki bir siir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemistir
yalnizliklarimda elimden tuttular
uzak fisiltilari içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular simdi kimbilir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemistir.
ELDE VAR HÜZÜN
söylesir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüsürdük
pir pir yaldizlanirdi kanatlari kahkaha kuslarinin
ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler
zamanlar degisti
ayrilik girdi araya
hicrana düstük bugün
ah nerde gençligimiz
sahilde savruluslari basibos dalgalarin
yeri gögü çinlatan tumturakli gazeller
elde var hüzün
o sehrayin fakat çikar mi akildan
çarkifeleklerin renk renk geceye dagilmasi
sirilsiklam asik incesaz
kadehlerin mehtaba kaldirilmasi
adeta dügün
hayat zamanda iz birakmaz
bir bosluga düsersin bir bosluktan
birikip yeniden siçramak için
elde var hüzün
KİMİ SEVSEM SENSİN
kimi sevsem sensin / hayret
sevgin hepsini nasil degistiriyor
gözleri maviyken yaprak yesili
senin sesinle konusuyor elbet
yarim bakislari o kadar tehlikeli
senin sigarani senin gibi içiyor
kimi sevsem sensin / hayret
senden nedense vazgeçilemiyor
her seyi terk ettim / ne ask ne sehvet
sarisin basladigim esmer bitiyor
anlasilmaz yüzü koyu gölgeli
dudaklari keskin kirkizi jilet
bir belaya çattik / nasil bitirmeli
gitar kimildadi mi zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapilarin kapali girilemiyor
kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adinla çagiriyorum
arkadamdan simarik gülüsüyorlar
getirdikleri yagmur / sende unuttugum
hani o simsicak iri çekirdekli
senin gibi vahsi öpüsüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamiyorum
YAZIN SON GÜNLERİ
ufkun sonsuzluguna
hiç sasirmiyorlar
rüzgarin gizli isligini
hiç kimse isitmiyor
hangisi anlayabilir
yazin son günlerinde
tenha plajin
agir hüznünü
YALNIZLIK ŞİİRİ
Karanligin insani delisrten bir ihtisami vardir
Yildizlar aydinlik fikirler gibi havada salkim salkim
Bu gece dag baslari kadar yalnizim
Çiçekler damliyor gecenin parmaklarindan
Dudaklarimda eski bir mektep türküsü
Karanlikta sana dogru uzanmis ellerim
Gözlerim gözlerini ariyor durmadan
Nerdesin?
YANILSAMA
hiç görmedigim gökler vahsi yesil
agir sehirler oturmus altina
içinden sular geçiyor erimis cam
pariltidan göz gözü görmez olmus
bu kiz sevdigim o kiz degil
bir baska yüz takmislar suratina
kendisiyle kavgali sabah aksam
kirpikleri maviymis dudaklari mormus
insanlarla yanilmis eski sahil
sarkilar asili günün her saatina
hangi rastladigima kimi sorsam
kimin kim oldugunu bilmiyormus
denizin üstü yildiz çil çil çil
daglarin arkasinda sakli firtina
kötü bir rüyadaymisiz tamam
ne yapsan bir sona ermiyormus